7 Mayıs 20262 dk okuma

Yaşam Üzerine Düşünceler

Yaşam çok garip bir kavram aslında; gündelik hayatımızda en çok ilişiğimiz olan kavramların en üstünde yer almıştır, yaşam. Yaşam kelime anlamıyla yaş alan, yaş alınan ya da yaşlanan, yıllanan veya zamanda mevcut olup devam eden şeklinde açıklanabilir. Biyolojik anlamda yaşam ise biyolojik bireyin vücud bütünlüğüyle devamlılığı sağlama olarak da anlaşılabilir.

Yaşayan birey, yaşamının ilk dönemlerinde emeklerken ileride yıldızlara ulaşmayı hayal edebilir ve buna yönelik adımlar bile atabilmektedir. İnsanlar için vücud gelişimiyle birlikte zihinsel gelişim de önemlidir; biyolojik olarak bir tekâmülü de barındırdığını düşünebiliriz. Biz insanlar, şeyleri sadece bizim açımızdan değil ancak şeylerin kendisi olması açısıyla da kavrayabilme yeteneği ile kutsanmışız. Bu kutsallığımız bize yaşam ile alakalı sadece biyolojik değil ancak ruhsal bir alanı da açmaktadır.

Yaşam kavramı canlı varlıklar açısından onların bütünsel olarak devamlılığına ve gelişmesine yöneliktir. Ancak insanlar için bir parantez açıp onda ruhsal olarak da bir bütünlük ya da amaca sahiplik olması anlamı vurgulanmalıdır. Her kavramda olduğu gibi bu kavram da gerçeklikte karşımıza eksik veya yetersiz ya da daha tam veya mükemmel formlarda çıkmaktadır.

Bu bakımdan bir canlının yaşamının iyi olması anlamında; eğer kendi biyolojik yapısının ve akli durumunun getirilerine uyarsa, yani kendi kavramsal tanımına uygun bir yaşama sahipse, yaşamı da o kadar iyidir. İnsanlar diğer hayvanlardan farklı olarak şeyleri oldukları gibi kavrayabilme yeteneğine sahiptir1. Bu ihtimalli durum bizdeki fikir ayrılığının temelidir; bizler birbirimizden farklı düşünebilme yeteneğine sahip kişileriz.

İnsanların hepsinde ortak olan kısım onun tanımı olan düşünen hayvanlığına yöneliktir. Düşünen kısmında insan akılsal erdemlere, hayvan kısmında ise hayvani özelliklere sahiptir; bunlar aklın gölgesinde birer erdem iken2 aksi durumda birer aşırılık olarak karşımıza çıkmakta ve canlıyı eudaimonia'dan uzaklaştırmaktadır.

Peki ya bu benliğin keşfi zorlu ise,
Peki ya birey bu benliğin amacını kaybetmiş ise,
Ruhu acı içinde olmaz mı,
Gözleri kan ağlamaz mı?

Footnotes

  1. Bu ister bir anda olsun isterse de öncüllerden ulaşılmış olsun.

  2. Bknz. Altın Orta.